28 Kasım 2011 Pazartesi

Çocuk Sineması






                                             ÇOCUK SİNEMASI




Sınıf öğretmeni uykuda rüya görmenin insan ruhunu ne kadar rahatlattığını ve onlar için ne kadar gerekli olduğunu belirttikten sonra:

- Söyleyin bakalım!. dedi. Bu gece ne gördünüz?

Çocuklar, tek tek el kaldırarak rüyalarını anlatmaya başladılar. O haftaki rüyaların bir çoğu, üç gün önce meydana gelen korkunç tren kazası ile ilgiliydi. Bir de, cinnet geçiren bir emeklinin, karısı ve çocuklarını yol ortasında bıçaklaması ile...

Öğretmen, arka sıralarda oturan bir öğrencinin el kaldırmadığını görünce, ona doğru yaklaşıp:

- Hayrola arkadaş!. dedi. Yoksa sen hiç rüya görmüyor musun?

Küçük çocuk, yanakları pembeleşirken:

- Elbette görüyorum!. diye gülümsedi. Ama benim rüyalarım çok farklı.

- O zaman, gördüğünü anlat!. dedi öğretmen. Aynı şeyleri görmen gerekmiyor.

Küçük çocuk:

- Ben, dedemle birlikte gittiğim balık avını gördüm!. dedi. Köyümüze yakın olan derede idik. Ve koca bir balık tutarak eve götürdük.

Öğretmen, yaptığı çalışmayı, bir sonraki dersinde de sürdürdü. O hafta görülen rüyaların büyük bir çoğunluğunda, petrol zengini bir ülkenin bombalanması sırasında ölen yüzlerce çocuk vardı. Diğer rüyalar ise, meşhur bir şarkıcının ayağından vurulması ve iş adamlarından birinin kaçırılması ile ilgiliydi.

Öğretmen, arka sıradaki öğrencinin bu sefer de el kaldırmadığını görerek yanına gitti ve ona ne rüya gördüğünü sordu.

Küçük çocuk, dışarıdaki karlı dağlara bakıp:

- Geçen hafta bir çok kuzumuz doğdu, dedi. Rüyamda onları, dağın yamacındaki pınara götürmüştüm. Bu arada çiçeklerle konuşup, gökyüzündeki kuşlarla yarıştım. Onlar gibi uçuyordum havada.

Öğretmen, araştırmasını biraz derinleştirdiğinde, çocuğun diğer kardeşlerinin de aynı türde rüyalar gördüğünü öğrendi. Hatta dedesi bile, onlar gibiydi.

Sonunda merak edip:

- çocuklar sizin neden bu tür rüyalar gördüğünüzü merak ediyorum. bana bunun hakkında bilgi verir misiniz?



-arkadan bir çocuk:öğretmenim belki de hayallerimiz rüyalarımıza yansıyordur. ve biz bunlara sınır koyamıyoruz. dedi.






                             HİKAYENİN YENİ VERSİYONU







Sınıf öğretmeni uykuda rüya görmenin insan ruhunu ne kadar rahatlattığını ve onlar için ne kadar gerekli olduğunu belirttikten sonra:

- Söyleyin bakalım!. dedi. Bu gece ne gördünüz?

Çocuklar, tek tek el kaldırarak rüyalarını anlatmaya başladılar. O haftaki rüyaların bir çoğu, üç gün önce meydana gelen korkunç tren kazası ile ilgiliydi. Bir de, cinnet geçiren bir emeklinin, karısı ve çocuklarını yol ortasında bıçaklaması ile...

Öğretmen, arka sıralarda oturan bir öğrencinin el kaldırmadığını görünce, ona doğru yaklaşıp:

- Hayrola arkadaş!. dedi. Yoksa sen hiç rüya görmüyor musun?

Küçük çocuk, yanakları pembeleşirken:

- Elbette görüyorum!. diye gülümsedi. Ama benim rüyalarım çok farklı.

- O zaman, gördüğünü anlat!. dedi öğretmen. Aynı şeyleri görmen gerekmiyor.

Küçük çocuk:

- Ben, dedemle birlikte gittiğim balık avını gördüm!. dedi. Köyümüze yakın olan derede idik. Ve koca bir balık tutarak eve götürdük.

Öğretmen, yaptığı çalışmayı, bir sonraki dersinde de sürdürdü. O hafta görülen rüyaların büyük bir çoğunluğunda, petrol zengini bir ülkenin bombalanması sırasında ölen yüzlerce çocuk vardı. Diğer rüyalar ise, meşhur bir şarkıcının ayağından vurulması ve iş adamlarından birinin kaçırılması ile ilgiliydi.

Öğretmen, arka sıradaki öğrencinin bu sefer de el kaldırmadığını görerek yanına gitti ve ona ne rüya gördüğünü sordu.

Küçük çocuk, dışarıdaki karlı dağlara bakıp:

- Geçen hafta bir çok kuzumuz doğdu, dedi. Rüyamda onları, dağın yamacındaki pınara götürmüştüm. Bu arada çiçeklerle konuşup, gökyüzündeki kuşlarla yarıştım. Onlar gibi uçuyordum havada.

Öğretmen, araştırmasını biraz derinleştirdiğinde, çocuğun diğer kardeşlerinin de aynı türde rüyalar gördüğünü öğrendi. Hatta dedesi bile, onlar gibiydi.



Bunun nedenini araştırmak istedi öğretmen. çocukların ailelerine ulaşmaya çalıştı ziyaret etti onları tek tek konuştu.evde olan psikolojik sorunlardan ve ilgisizlikten bu tür rüyalar gördüğü kanısına vardı. çocuklara ait güzel etkinlikler düzenledi ve onları içinde bulunduğu buhranlı durumdan kurtarmaya çalıştı. çocuklar da ömür boyu öğretmenlerine minnettar kaldılar.

DEĞERLENDİRME:


Hikayenin sonunda öğretmenin çabasına dair bir şeyden bahsetmiyordu. halbuki öğretmen yardımsever, araştırıcı ve çözümleyici bir kişiliğe sahiptir . bu yüzden hikayenin sonunu değiştirip öğretmenlerin vasıflarına uygun bir özellikle  bitirmek istedim.

14 Kasım 2011 Pazartesi

BAHAR FİRARDA 2 SERİSİ

Hepiniz firara hoşgeldiniz şimdi çıkacağımız esrarlı yolculukta emniyet kemerlerinizi takmanız, heyecanlı dakikalara hazır olmanız önemle rica olunur. AKSİYON VE  ENTRİKAYA BAŞLAMA ZAMANI HEPİNİZE KORKULU ANLAR DİLİYORUM....