TATLI DİL
Mağaza vitrinlerindeki mankenleri bilirsiniz. Hepsi güler yüzlüdür, içlerinde pek de güzelleri vardır, ama dilleri olmadığı için soğukturlar. Onlar her ne kadar insan benzeri iseler de insanları güzel yapan,sıcak yapan dildir.Ama her dil değil,dilin de tatlısı olmalı.Allah bir adama her şeyin tatlısını,yalnız dilin acısını verdi mi ne yapsa kâr etmez.Öylesinin sevimli,cana yakın olmasına imkân yoktur.Çünkü o dil ağzın içinde her dönüşünde can yakar,kalp kırar,gönül devirir.”Dil yarası yaraların en derinidir.” Derler.Doğru sözdür.Bıçağın açtığı yara zamanla kapanır;dil yarası,ruhun en gizli taraflarına doğru boyuna işler,bir türlü kapanmak nedir bilmez.
Acı dil yalnız karşısındakine değil,sahibine de zarar verir.Bu kişi dünya güzeli olsa da acı dili onu çirkinleştirir.Nice güzel insanlar vardır ki dilleri yüzünden sevilmez.”Şeytan görsün yüzünü!”deyip bucak bucak kaçtığımız insanlar hep o insanlardır.Ama tatlı dil öyle mi ya?”Yılanı deliğinden çıkarır.”derler.
Ne kadar öfkeli olursanız olun tatlı dil sizi yatıştırır.En yapamayacağınız işleri size tatlı dille güler yüzle yaptırıverirler.”Haydi şekerim şunu yapıver.” Demek başka,”Kalk şunu yap!” demek başkadır.İşleriniz biraz ters gitmiş,eve yorgun gelip koltuğa henüz sırtınızı dayamış bile olsanız bu tatlı dil sizi yerinizden kaldırır.İşleriniz ters gitmişse “Bunda evdekilerin ne suçu var?” diye düşünürsünüz.Ne kadar yorgun olursanız olun,ufak bir zahmetin sizi daha fazla yormayacağına kendi kendinizi inandırmaya çalışırsınız.İçinizden bir kuvvet bu tatlı emri yerine getirmeniz için sizi sanki zorlar.Çünkü tatlı dil suratınıza çarpmamış,kalbinize işlemiştir.Acı dil onu nasıl kırıverirse tatlı dil de imar eder.Tatlı dilin emrini o keyifsiz hâlinizde yerine getiriverirsiniz.İşte tatlı dilin mucizesi budur.
Tatlı konuşmalarıyla tanınmış insanlar vardır.Onları dinlemek başlı başına bir zevktir.Hatta bu tür insanlarla konuşmaya gittiniz mi söz yavaş yavaş güzel konuşanın,tatlı dilinin ağzında kalır.O söyler,siz dinlersiniz.Saatlerce hiçbir şey söylemeseniz bile o tatlı sözlerle siz konuşmuş gibi olursunuz.Hani bazı insanlar için “Ağzından bal akıyor.”derler,işte bu ağızdan akan bal,tatlı dilin hâlidir.
Tatlı dil insan için başlı başına bir kuvvettir.İnsanlar başkaları hakkındaki ilk hükümlerini yüzlerine bakarak verirler;sonra konuşması yoklanır.Gerçi insanın dili ağzının içinde kolay dönmüyorsa düşüncelerini çabucak,güzel cümleler hâlinde ağzından dökemiyorsa bu gibi hâllerde susmak en emin çaredir.Konuşmaktaki noksanlarını bilen bazı zeki insanlar susmayı becermek suretiyle işlerinde muvaffak olurlar.Bütün ömürleri boyunca sustukları için yükselmiş insanlar çoktur.Ama asıl muvaffakiyet konuşmakla olur.
Güler bir yüz, tatlı bir dille tamamlandığı zaman insana bütün kapılar açılır. Söze başlarken de söylediğim gibi tatlı dil, sevimli görünmeyen, hatta soğuk görünen yüzleri bile ısıtır, cana yakın kılar. Tatlı dile bütün kapıların açılması bundandır. Adana,Mersin,Kahramanmaraş gibi Güney ve Güneydoğu vilayetlerimizde halk ağzında “dil” kelimesi “anahtar” manasında kullanılır.Hatta biraz daha yukarı çıkarsanız mesela Erzincan’da düğünlerde,gelin susar,ağzını açıp bir kelime söylemez.Düğün akşamı gelini söyletmek için güvey kıymetli bir hediye verir ki bu hediyeye Erzincan’da “dilbağı” derler.O hediye ile gelinin dili çözülür.Yani,anahtarı işlemeye başlar.Gerçekten dilin,tatlı dil olmak şartıyla,açamayacağı kapı,çözemeyeceği düğüm yoktur.Gönüller onunla alınır.
“Mademki tatlı dil her kapıyı açan sihirli bir anahtardır,öyleise ne duruyoruz,dilimizi tatlılaştıralım.”diyen bilmem bulunur mu?Çünkü bu,ha deyince olacak işlerden değildir.Gönülleri fetheden tatlı dil bütün gücünü gönülden alır.İnsanın dilinin tatlı olması için gönlünün tatlı,iyi olması lazımdır.Kötü bir adamın dökeceği tatlı dil,tilkinin kargaya döktüğü tatlı dil gibidir.İnsanı belki kısa bir zaman için aldatır ama çabucak da foyası meydana çıkar.Hakiki tatlı dil iyi insanda olur.Yüreği merhametle,sevgi ile dolu insanın dili de kendiliğinden tatlılaşır.Bu geçici dünyada gönül yıkmanın,kalp kırmanın boşluğunu sezecek kadar olgun bir hayat anlayışına varmalı ki insan,en küçüğünden en büyüğüne kadar tatlı dille,güler yüzle seslenebilsin.
Alman İmparatoru Cherlas Quint (Çars Kuint),saat meraklısı idi.İşi gücü,etrafına topladığı on,on beş saati aynı zamanda çalmaya,daima hepsinin aynı zamanı göstermelerini temin etmeye çalışırdı.Dünya hükümranlığı peşinde koşan Charles Quint (Çars Kuint) günün birinde “Ben on saati ayar etmekten aciz olan bir insan, milletleri nasıl ayar edebilirim?”diyerek üzüntüye kapılmıştır. Fakat o aç gözlüydü.İnsanları zorla emri altına almak,kırıp dökerek hâkim olmak istiyordu.Hâlbuki tatlı dilli adam böyle bir üzüntüye kapılmaz,kimse kendisine diretmeyeceği için her gittiği yere huzur götürür.Onun tatlı dili en tembeli,en gönülsüzü bile şevke getirdiği için hayat yükü ağırlığını hissettirmez olur.Dakikalar,yatağına alışmış bir su gibi şırıltılar içinde akar gider.
Gönülden temenni ederim,hayatınız güler yüzlü,tatlı dilli insanlar arasında geçsin.
Şevket RADO
Metnin Türü: Söyleşi
Ana Tema: İletişim
Alt Tema: İletişim Becerileri
Sınıf: 7
Süre: 7 Ders Saati
TATLI DİL
I.HAZIRLIK
A.Derse Hazırlık
B.Metne Hazırlık
-Sizi bugüne kadar en çok etkileyen,güzel ve akıcı konuşan bir kişi tanıdınız mı?Kimdir?
-Dil ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
-Öğrencilerinizden ”Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.”sözünden anladıklarını sınıfta paylaşmalarını isteyiniz.
-Dil,insanlar arasında antlaşmayı sağlayan en önemli unsurdur.
-Dili doğru ve etkili kullanmak iletişimi güçlü kılar.
-İnsanlarla konuşurken göz teması kurulmalıdır.
-Konuşurken jest, mimiklerimizi, beden dilimizi dikkatli kullanmaya özen göstermeliyiz.Yani söylediklerimizle o anda yaptıklarımız birbiriyle uyuşmalıdır.
DİLİN ERDEMİ
Sözü çok söyleme,sırasında ve az söyle;
Binlerce söz düğümünü bu bir sözde çöz.
İnsan söz ile yükseldi ve sultan oldu;
Çok söz başı gölge gibi yere serdi.
Dili iyi gözet,başın gözetilmiş olur;
Sözünü kısa kes ömrün olur.
Dilin faydası çok olduğu gibi zararı da çoktur;
Dil bazan öğülür,bazan da çok öğülür.
Madem ki böyledir,sözü bilerek söyle;
Sözün gözsüzlere,körlere göz olsun.
Kutadgu Bilig’den
1-)Şiirde dil ile ilgili nelerden bahsedilmiştir?
2-)Bu şiiri bir atasözüyle özetlemeniz gerekirse hangi atasözünü kullanırdınız?Neden?
3-)Siz bu şiiri yazmış olsanız başlığını ne koyardınız?
4-)“Sözün gözsüzlere,körlere göz olsun.“ Sözünden ne anlıyorsunuz?
5-)Dili yanlış kullanmanız yüzünden başınıza herhangi bir olay geldi mi?O durumda ne yaptınız?
![]() | |||||

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder